thumbs-iconBir Numaralı Halı Yıkama Servisiniz!

clock-iconÇalışma Saatleri : Pzt-Cuma (9.00 - 21.00)

logo

 Bizi Arayın !+(90) 533 350 7305

page-banner

Bilgisel Temizlik

blog-2

Türk halısı

Türk halıları, Orta Asya'dan Anadolu'ya göçeden Türkler'in anayurtlarından beraberlerinde getirdikleri dokuma geleneğine dayanan, el tezgahlarında üretilmiş düğümlü, havlı dokuma (kabartılı yüzeyli) yaygı ve örtülerdir.

Anadolu'nun Türkler tarafından fethinden sonra gelişimi Anadolu'da sürmüştür ve "Anadolu halısı" olarak da bilinir. "Kilim, sumak, cicim, zili" gibi düz dokumalar ile birlikte dünyada en çok bilinen ve en eski el sanat ürünlerindendir. Anadolu'da dokunan tüm halılara Türk halısı denir ancak genel olarak "Türk Halısı" diye şöhret kazanan klasik Türk halıları Anadolu'nun batısında ve büyük kısmı Ege Bölgesi ile civarı vilayetlerde dokunan halılardır.

Orta Asya Halıları

Düğümlü halılar, ilk defa Orta Asya bozkırlarında çok erken devirlerde ortaya çıkmıştır. Bozkır kültürüne mensup göçebelerin yaşayış şartlarından doğan bir sanat türü olduğu ve bozkır kuşağının en tipik toplulukları olan Türk boylarının halı üretiminde en büyük rolü oynadığı kabul edilir. M.Ö. 3.-2. yüzyıla tarihlenen ve dünyanın bilinen en eski halısı olan Pazırık Halısının, Türk halısı ve Bozkır bölgesi halısı olduğu ifade edilmiş ve Asya Hunları'na mal edilmiştir. Bu halı, 10 santimetrekarede 36000 Gördes düğümü ile daha sonraki dönemlerde erişilememiş bir ustalık eseri idi.

Samarra Halıları

Düğüm tekniği, İslam Devleti'ni yöneten Abbasi hanedanının Türk muhafızlar için Samarra kentini kurduğu dönemde Orta Asya'dan Batı'ya getirildi ve İslam dünyasında tanındı. Abbasiler döneminde kaldığı kabul edilen ve Samarra'da dokunmuş ya da Türkler tarafından Asya'da dokunup Samerra'ya getirilmiş olduğu düşünülen bazı örnekler kazılarda bulunmuştur. Bu örnekler, Kahire Müzesi'nde, İsveç'teki Gotheburg Röhss Müzesi ve Stockholm Milli Müzesi'nde sergilenir.

Büyük Selçuklular


11.-12. yüzyıllarda İran'dan Mezopotamya ve Suriye'ye yayılan Selçuklu Türkleri ile birlikte Türk halıları batıya doğru yayılmıştır. Antik kaynaklarda halı merkezleri ve çok övülen Selçuklu halılarından sıkça bahsedilmesine rağmen Büyük Selçuklular devrinden günümüze kaldığı tespit edilen Türk halısı örnekleri yoktur. Bu durum, Büyük Selçukluları'nın halı, kilim ve tekstil ürünlerinin Moğol istilası sırasında yok olması ile açıklanır. Ancak 13.-15. yüzyıl minyatürlerinde görülen halı tasvirlerinin, 12.-14. yüzyıl orijinal halı örnekleri olduğu düşünülür ve günümüzde Selçuklu halılarını tanımak için en önemli kaynak olarak değerlendirilir. Söz konusu tasvirler, Selçuklularda halıcılığın döneminin çok önemli bir sanat dalı olduğunu; yerleşmiş ve geliştirilmiş bir düğümlü halı geleneğinin mevcut bulunduğunu ve Selçuklu halı sanatının devamlı gelişmelerle daha sonraki halı sanatına sağlam bir temel olduğunu ortaya koyar.13. yüzyıl şairi Hariri'nin Makamat (Toplantılar) eserinin İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi'nde ve Paris Bibliotheqe Nationale Müzesi'ndeki bazı minyatürleri, Selçuklu halılarını gösteren önemli örneklerdendir.

Anadolu Selçukluları


Türk halı sanatı, Anadolu'nun Türkler tarafından fethinden sonra gelişimini Anadolu'da sürdürdü. Anadolu Selçukluları'nin Anadolu'da hüküm sürdüğü devirde Konya, Kayseri, Sivas gibi şehirler halı merkezi haline geldi ve Türk halıları Müslüman olmayan bölgelere de yayıldı. 13. yüzyılda atölye halıcılığı gelişti ve büyük boy halılar üretilmeye başlandı. Anadolu Selçukluları devrinden günümüze gelen yirmi sekiz halı bilinir: Bu halılardan sekizi Konya Alâeddin Câmii'nde, üçü Beyşehir Eşrefoğlu Camisi'nde, yedisi, Fustat'ta, beşi Tibet'te, beşi Divriği Ulu Camisi'nde bulunmuştur.